Oled Tv Nedir, Nasıl Çalışır?

Salı, 09 Haz 2009

Yarım santim kalınlığında, 200 ekran büyüklüğünde ve şu an piyasadaki çoğu televizyondan daha az güç tüketen ve kullanmadığınız zaman kıvrılıp dürülebilen, yüksek tanımlı (HD) bir televizyon hayal ettiniz mi? Ya arabanızın öncamı görüntü paneline dönüşebilse, bir kısmında yakıt miktarı, motor ısısı, hız, tork gibi bilgiler, bir kısmında yol haritası görüntülenebilse? Veya elbisenizin monitör gibi olması nasıl olurdu? Bütün bunların hepsi, yakın gelecekte OLED (organic light-emitting diode) teknolojisi ile mümkün olabilir.
Işık yayan organik diyot (OLED) görüntüleyicisi, elektrik verildiğinde ışık yayan organik moleküllerden yapılmış ince filmdir. OLED’ler daha parlak, daha canlı görüntü sağlarken, LED ve LCD görüntü panellerinden daha az enerji tüketir.
Peki OLED nasıl çalışır, ne tür OLED’ler üretilebilir, diğer teknolojilerle karşılaştırılınca avantaj, dezavantajları nelerdir?
OLED bileşenleri

LED gibi, OLED de katı bir yarıiletken cihazdır. 100 ile 500 nanometre (Nanometre: Metrenin milyarda biri.) kalınlığında, ya da yaklaşık olarak insan saçından 200 kat daha incedir. OLED’lerin iki ya da üç organik katmanı vardır, üç katmanlı tasarımda, sonuncu katman, katottan ışık yayan tabakaya elektronların taşınmasına aracılık eder. Bu yazıda, iki katmanlı tasarımı baz alıyoruz.

OLED şu parçalardan oluşur:
Substrat: OLED’i destekleyen, yataklık eden tabakadır.
Anot: Cihazdan akım geçerken, pozitif yüklü oyuklar oluşturur negatif yüklü elektronların geçebilmesi için. Şeffaftır.
Organik katmanlar: Bu katmanlar organik moleküllerden veya polimerlerden yapılır.

  • İletim katmanı: Bu tabaka organik plastikten (Meselâ polyaniline) imal edilir ve anottan elektron oyukları taşır.
  • Yayıcı katman: İletim katmanından farklı organik plastikten (Örnek: Polyfluorene) yapılır, katottan elektronları taşır, işte ışık burada oluşur.

Katot: OLED’in tipine bağlı olarak şeffaf olabilir de, olmayabilir de. Katot cihaza gerilim uygulandığında elektronları veren tabakadır.
OLED’lerin üretilişi

Üretimin en büyük kısmını, substrat denilen tabakaya organik katmanların uygulanması işlemi oluşturuyor. Bu da üç şekilde yapılabilir.

Philips tesisinden bir resim

Vakumlu yoğunlaştırma: VTE, yani vakumlu termal buharlaştırma olarak da bilinir. Aslında bu işlem hem yoğunlaşma, hem buharlaşmayı içeriyor. Bir vakum odasında, organik moleküller uygun sıcaklıkta ısıtılarak, buharlaştırılır ve yukarıda, soğutulmuş substrat üzerinde ince filmler olarak yoğunlaşması sağlanır. Bu yöntem pahalıdır ve verimli değildir.
Organik buhar değişimli yoğunlaştırma (OVPD): Düşük basınçlı ortamda, duvarları ısıtılmış tepkime odasında, taşıyıcı bir gaz, buharlaşmış organik molekülleri soğutulmuş substrat üzerine taşır ve yine burada bu moleküller yoğunlaşarak ince film hâlini alır. Taşıyıcı gaz kullanılması, verimi arttırır ve OLED üretiminin masrafını azaltır.
Mürekkep püskürtmeli çıktı: Bu teknoloji ile, OLED’ler substrat üzerine aynı çıktı alınırken olduğu gibi mürekkebe benzer şekilde püskürtülür. Bu da, OLED üretim masrafını çok azaltır ve çok büyük görüntü panelleri yapmayı mümkün kılar, 200 ekran televizyon veya elektronik reklam panoları gibi. Yukarıdaki resimde bunun bir örneğini görebilirsiniz.

Peki OLED’ler nasıl ışık yayar?

OLED’ler, LED’lere benzer şekilde ışık yayarlar, elektro-fosforışıma şeklinde.

Olay şu şekilde işliyor:
1. Bir güç kaynağından, OLED’e gerilim uygulanır.
2. Katottan anoda organik tabakaların içinden doğru elektron akışı olur.

  • Katot, ışık yayıcı organik tabakaya elektronları verir.
  • Anot iletim katmanından elektronları çeker, yani pozitif yüklü oyuklar verir. (Bu oyuk kavramı yükseköğretim seviyesinde elektronik dersi almış kişilerin müfredatında mutlaka vardır. Ortaöğretimde, meslekî veya meslekî olmayan okullarda anlatılıyor mu bilmiyorum.)

3. Yayıcı ve iletim katmanları arasındaki sınırda, elektronlar, oyukları bularak devresini tamamlar.

  • Bir elektron, elektron oyuğu bulduğu zaman oraya yerleşir. (Atom’un o orbitalindeki eksik yeri doldurur. Bunu da lise kimya müfredatından hatırlıyorsunuzdur. Hatırlamasanız da ÖSS hatırlatıyor 1s diye başlıyor hani)
  • Bu olay meydana geldiğinde, elektron, ışık (foton) şeklinde enerji salar.

4. OLED ışığı yayar.
5. Işığın rengi, yayıcı katmandaki organik molekülün tipine bağlıdır. Üreticiler, renkli OLED görüntüleyicileri yapabilmek için, birden fazla renkli organik film koyar.
6. Işığın parlaklığı veya yoğunluğu uygulanan elektrik akımına bağlıdır, akım arttıkça, parlaklık artar.
Küçük molekül OLED mi, Polimer OLED mi?

1987 yılında, Kodak bilimadamları tarafından ilk OLED’lerde kullanılan moleküller, küçük organik tiplerdi. Küçük moleküller gayet parlak ışık yaymasına rağmen, bilimadamları bu molekülleri vakumlu odada yoğunlaştırma yöntemi ile substratın yüzeyine koymak zorundaydı.
1990′lardan beri, araştırmacılar ışık yaymak için büyük polimer moleküller kullanıyor. Polimerler daha ucuza maledilebiliyorlar ve büyük alanlar üzerine yayılabiliyorlar, bu yüzden büyük ekran görüntü panelleri için daha uygun.

OLED Türleri

Değişik tipte OLED’ler vardır:

  • Pasif Matriks
  • Aktif Matriks
  • Şeffaf
  • Tepeden ışık yayan
  • Kıvrılabilen
  • Beyaz ışık yayan

Herbirinin değişik kullanım alanı var. İlk iki madde piksel sürme modeli, diğerleri katman ve karakteristiğe göre tasniftir.
Pasif Matriks OLED (PMOLED):
PMOLED’lerde katot şeritleri, organik tabakalar ve anot şeritleri vardır. Anot şeritleri, katot şeritlerinin dikine hizalanmıştır. Katot ve anotların birleşme noktaları, ışığın oluştuğu pikselleri oluşturur. Bir devre ile ilgili anot ve katot şeritlerine akım verilir, böylece hangi pikselin yanıp yanmayacağı belli olur. Ve yine, her pikselin parlaklığı uygulanan akımla orantılıdır.

PMOLED’lerin imâli kolaydır ama diğer OLED tiplerinden daha fazla güç tüketirler, ana sebebi ise, sürülmesini sağlayan harici devredir. PMOLED’ler metin ve ikonların görüntülenmesinde çok verimlidir ve en iyi 2-3” köşegen boyuna sahip küçük ekranlara uyar, telefonlar, PDA’lar ve MP3 çalarlarda görebileceğiniz gibi. Bahsedilen devreye rağmen, pasif matriks OLED’ler, mevcut LCD’lerden daha az güç tüketir.
Aktif matriks OLED (AMOLED):
AMOLED’lerin şeritler yerine tam katman katot, organik molekülleri ve anodu vardır, ama anot tabakası ince film transistör (TFT) bir tabaka üzerine yayılmıştır, bu şekilde matriks oluşur. TFT düzeneğinin kendisi, hangi pikselin yanıp yanmayacağını belirleyen devredir.

AMOLED’ler, PMOLED’lerden daha az güç tüketir çünkü TFT düzeneği, harici sürme devresinden daha az güç tüketir, bu yüzden daha büyük ekranlarda verimlidirler. AMOLED’lerin videolar için daha uygun olan daha hızlı bir yenileme süreleri vardır. AMOLED’ler için en iyi kullanım alanları bilgisayar monitörleri, büyük ekran televizyonlar, elektronik işaretçiler (display derdim ama konudan ötürü karışmasın Bankalarda falan sıra kaçta, size gelmiş mi, duyuruların yazdığı basit display tipi) ve reklam panolarıdır.
Şeffaf OLED:
Şeffaf OLED olarak anılan cihazların bütün tabakaları şeffaftır, cihaz kapatıldığında, görevi yataklık ve destek olan substrat tabakası dahil, ışığı %85 geçirgendir. Şeffaf OLED açıldığında ise, her iki tarafından da ışık geçebilir. Pikselleri aktif veya pasif matriks ile sürülebilir.

Bu teknoloji ile HUD tipi görüntüleyici imal edilebilir. Meselâ, bu sayede aracınızın camında görüntü elde edebilirsiniz. Savaş uçaklarında daha ilkel hâli görülen HUD görüntüleyicinin çok daha iyisi OLED kullanımıyla otomobillere gelebilir.
Bazı HUD ekranlar:

Tepeden ışık yayan OLED:
Bu tiplerin substrat tabakası mat veya yansıtıcıdır. En iyi aktif matriks tasarıma uyarlar.

Kıvrılabilir OLED:

Katlanabilir anlamına da geliyor ama ben önlemini alayım dedim, nemelazım birkaç sene sonra çıkar birisi katlamaya kalkar, sonra bana sorar hesabını Bu tip OLED’lerin substrat tabakaları çok esnek metal yapraklardan veya plastiklerden imâl edilir. Çok hafif ve dayanıklıdırlar. PDA, cep telefonu gibi cihazlarda kullanılmaları ekran çatlaması, kırılması gibi durumları azaltır, cihazı satın aldığınız ücretin yarısına mâlolabilecek bir tamir ücretinin önüne geçebilir.

Bu tip OLED görüntüleyiciler, elbiselere de uygulanabilir. Muhtemelen askeri amaçlı olur. Zaten Japonlar bir nevi görünmezlik veren, önü arkaya, arkayı öne görüntü olarak aktaran, yani sizi aradan çıkaran, şeffaf görüntüsü veren, kamuflaj için kullanışlı yağmurluk tarzı bir elbise hazırlamışlardı.

Bir de güç verici, hızlı koşturan, kurşun geçirmez özellik ekleyebilseler alın size Crysis. Gerçi güç verici kısmı için güzel fikirlerim var, ama ne yazık ki bu alanda çalışmıyorum. Ama geçen yüzyıl içinde, geçmişte, ilkel hâli savaşta uzun süre, sert çarpışmalara giren askerler için kullanılmış. Arada ben de şarkımı söyleyeyim dedim bu vesileyle, belki birisi sesimi duyar da, patent falan alırız bu fikre.

Samsung’dan kendi içine kıvrılabilen bir… görüntü cihazı. Şimdilik evdeki saksıdan daha estetik görünmüyor.
Beyaz OLED:

Beyaz OLED’ler, daha parlak beyaz ışık yayarlar, floresan lambalar gibi ama onlardan enerji tüketimi olarak daha verimli. Floresanlardan farklı olarak, akkor lambaların ışık kalitesine sahiptir. Büyük alanları kaplayacak şekilde üretilebildiklerinden, floresan lambaların yerini alıp, enerji maliyetlerini düşürebilirler.

OLED’in Avantaj ve Dezavantajları

LCD şu an küçük cihazlarda tercih edilen görüntüleyici tipi ve büyük ekran televizyonlarda da oldukça popüler. Sıradan LED’ler genelde dijital saatlerde rakamlar şeklinde veya diğer elektronik cihazlarda benzer şekillerde kullanılır. OLED’in ise, ikisine göre de avantajları var:

  • OLED’in plastik, organik tabakaları daha ince, daha hafif, daha esnektir, LED veya LCD’deki kristal yapı ile karşılaştırılırsa.
  • OLED’in ışık yayan katmanları hafif olduğundan, substrat tabakası sert yerine, esnek olabilir. Substratı LED ve LCD’de kullanılan cam yerine plastik olabilir.
  • OLED’ler, LED’lerden daha parlaktır. OLED’in organik katmanları, LED’in inorganik katmanlarından çok daha ince olduğundan, OLED’in iletim ve ışıma yapan katmanları birden fazla olabilir. Ayrıca, LED ve LCD’ler destek için cama ihtiyaç duyar ve cam da biraz ışık emer. OLED’lerin cama ihtiyacı yoktur. Camlar %100 geçirgen değildir, sağlamlık için belli kalınlıkta imal edilmedilirler. Camın karakteristiğini istenen hâle getirmek için, tahmin edemeyeceğiniz kimyasal maddeler üretimi sırasında karışımına koyulur.
  • OLED’lerin, LCD’ler gibi arkadan aydınlatmaya ihtiyacı yoktur. LCD’ler, arkadan gelen ışığın önünü keserek çalışır, OLED’ler ise ışığı kendileri üretir. OLED’lerin arka aydınlatmaya ihtiyacı olmadığından, LCD’lerden çok daha az güç tüketir, çünkü LCD’de tüketilen gücün çoğu arka aydınlatmaya gider. Bu da, batarya ömrünün önemli olduğu taşınabilir cihazlarda çok önemlidir.
  • OLED’lerin üretimi daha kolaydır ve daha büyük boyutlarda üretilebilirler. OLED’ler aslında plastik olduğundan, ince, büyük yaprakların üzerine işlenebilirler. Aynı piksel miktarını verecek kadar likit kristali yerleştirmek ise çok daha zordur.
  • OLED’lerin geniş görüş açısı vardır, yaklaşık 170 derece. LCD’ler arkadan gelen ışığı keserek çalıştıklarından, belli açılardan görülebilirler. OLED’ler kendileri ışık ürettiğinden, görüş açıları daha geniştir.

OLED’in sorunları:
OLED bütün görüntüleyici cihazlar için mükemmel görünüyor, ama bazı sorunları da var:

  • Kırmızı ve yeşil OLED filmler uzun ömre sahipken (46 - 230 bin saat) , mavinin daha az ömrü vardır (14 bin saat civarında.) Ama bu konuda geliştirmeler sürekli devam ediyor.
  • Üretimleri şu aşamada çok pahalı.
  • Sudan çok kolay zarar görüyorlar.

OLED nedir, hangi yollarla üretilir, nasıl tipleri vardır, nerelerde kullanılır, yüzeysel bir şekilde bilgi sahibi oldunuz. Organik maddeden ışık elde edilmesi yaklaşık 50 yıl öncesine dayanıyor. Ama OLED olarak bilinen teknolojinin başlangıcı, Kodak ile 20 yı öncesine dayanıyor. Üzerinden çok vakit geçti, ama hâlâ geliştirmesi sürüyor. Ucuza imal ve kullanımının yolu, beraberinde kaliteli görüntü ve ışık ile, bulunmuş olsa da, henüz malesef üretim olarak o seviyeye ulaşılamadı. Ama ilerleyen yıllarda olacağını umuyoruz.

Şu an televizyon, monitör, taşınabilir medya oynatıcılar, fotoğraf makinelerinin ekranı gibi birçok alanda kullanımda. Ucuzluk ve ömür ve toplu üretim konusunda istenen verim sağlanınca, şu an CRT’ye baktığınız gibi, belki ileride LCD’lere bakarsınız.

admin Oled Tv Nedir? , ,

OLED TV– Gelecek Nesil Televizyonu

Pazartesi, 08 Haz 2009

Ve artık Avrupa’ya geliyor

Gelecek nesil LCD televizyon OLED (organik ışık yayan diyot) burada. Tümü sadece 3 mm kalınlığında bir kasa içerisinde müthiş renklere, daha canlı ve daha net görüntülere hazır olun.

Mükemmel renk, mükemmel görüş

Geçen yıl Japonya’da satışa sunulan OLED size daha önce hiç olmadığı kadar canlı bir renk deneyimi yaşatır.

Siyahlar daha siyah, beyazlar da daha beyaz görünür. Bu küçük set içerisinde bulunan eşsiz Super Top Emission teknolojimizin nefes kesici parlaklık ve daha önce hiç olmadığı kadar geniş bir aralıkta yoğun renkler sağlamasıyla TV canlanıyor.

Ve tek göreceğiniz şey kusursuz renkler değildir. OLED TV’miz küçük olabilir ama söz konusu olan görüntü netliği olduğunda, kimse onunla boy ölçüşmez.

En yeni aksiyon dolu Hollywood filmini izliyor dahi olsanız, ekrandaki görüntüler hiç bulanıklık olmadan daha net ve daha canlı olacaktır. Nasıl mı? OLED piksel teknolojisi aksiyonun anında ekrana gelmesi için ışığı doğrudan yayar.

Küçük, hoş şey

Sadece 3 mm kalınlığındaki bu süper ince modelin nasıl böyle bir etki yaratabildiğini merak ediyor olabilirsiniz.

Son derece basit. Geleneksel LCD teknolojisinin aksine, OLED kendinden aydınlatmalıdır. Bu da arkadan aydınlatma ve filtre yok, sadece içerisinden bir elektrik akımı geçtiğinde ışığı yayan özel bir katman var demektir.

Bu küçük hoş şey sadece çarpıcı görünmekle kalmaz, aynı zamanda evinizde nereye koyabileceğiniz konusunda size daha fazla esneklik sağlar. Hiçbir açıda görüntü kalitesinde kayıp olmadığı için istediğiniz konumda dinlenebilir, arkanıza yaslanabailir

Organik olun!

Söz konusu olan çevre dostu olmak ve karbon kullanımını azaltmak olduğunda, OLED TV kesinlikle zirveye oynar.

Adından da anlaşılacağı gibi, ‘organik ışık yayan diyotlar’ organik maddelerden yapılmıştır. Ama iş burada da bitmiyor.

Arkadan aydınlatma ihtiyacı olmadığı için, OLED yapımında daha az madde kullanılır.

Ve bu TV’yi üretmek için kullanılan gelişmiş teknoloji, TV sadece kullanıldığında güç tüketecek ve elektrik faturanız klas bir biçimde azalacak demektir.

Bu aklınızı başınızdan alacak bir seyir deneyimi sunan, çok ince ve mükemmel bir üründür. Ve bu ürün aynı zamanda dünya dostudur.

admin Oled Tv Nedir? , , ,

Türkiye’nin ilk OLED TV’leri Sony’den

Cuma, 22 May 2009

Sony Eurasia, OLED TV teknolojisini yeni BRAVIA XEL-1 ile Türkiye pazarına sunuyor.


OLED (Organic Light Emitting Diode) TV teknolojisini Avrupa’ya taşıyan Sony Eurasia, Ocak ayı itibariyle eşsiz OLED TV teknolojisini seçkin SONY mağazalarında BRAVIA XEL-1 modeliyle Türk tüketicilerin beğenisine sunuyor.

Yeni XEL-1′in kendinden aydınlatmalı ekranının sağladığı üstün görüntü kalitesi, OLED’in sunduğu tüm avantajları içeriyor. Bir yan ve arka aydınlatma sistemine ihtiyaç duyan geleneksel LCD TV’lerin aksine OLED TV’ler kendi yayılımlarını kontrol ediyor. Bir piksel söndüğünde gerçek siyah oluyor ve arka ışık sızıntısından kaynaklanabilecek tonlamalar oluşmuyor. Bu sayede siyah ile saf beyaz arasında fark (kontrast oranı) 1.000.000:1′den fazla gerçekleşiyor. Bu büyük kontrast oranı ışığın ve gölgelerin tamamen doğal, renklerin inanılmaz zengin ve ayrıntılı görünmesini sağlıyor.

11inç (28cm) XEL-1′in OLED ekranı neredeyse her açıdan kayıpsız izlenebiliyor ve bir kaç mikro saniyede tepki veriyor. Bu durum geleneksel ince panel televizyonlara göre en az 1000 kat daha hızlı olduğunu gösteriyor. XEL-1 Fine Motion görüntü işlemcisi, ekrandaki aksiyonun olabildiğince iyi görünmesini sağlıyor. “Super Top Emission” teknolojisi son bir dokunuş ile yansıtılan ortam ışığını azaltıyor ve renk saflığını güçlendiriyor.

XEL-1′in bir diğer önemli avantajı da arka ışığın olmaması. Bu sayede ekranı inanılmaz derecede ince.

Alıntı : www.chip.com.tr

admin Oled Tv İncelemeleri , ,

Oled Tv Bu Televizyonlar Katlanıyor

Çarşamba, 22 Nis 2009

Yaklaşık 1 santimetre kalınlığında olan ve istenilen her yere yapıştırılabilme özelliği taşıyan ileri teknoloji ürünü OLED televizyonlar, aynı özelliklerdeki dizüstü bilgisayarlara da ilham kaynağı olacak.

Bilim dergisi Physics World’un haberine göre, 11 inç XEL-1 OLED TV’nin yapımcısı Sony’nin orta ve büyük boyutta OLED panel üretimine Nisan 2009′dan başlayarak 205 milyon dolar harcama yapacağı belirtildi.

OLED, Organik Led diye tanımlanan ve elektirik verildiğinde kendiliğinden ışık yayan organik parçalardan oluşan bir ekran çeşidi. OLED ekranlar LCD ve Plazma televizyonlar gibi arkadan aydınlatmaya ihtiyaç duymadıkları için daha az enerji harcıyor.

Bu türdeki ekranlar iki şeffaf ve esnek olabilecek tabakanın arasına yerleştirilmiş organik ve elektrik verildiğinde parlayan bileşenlerden oluşuyor. Bu da OLED ekranların renk aralığını çok yüksek hale getiriyor. [kaynak - Haberturk]

http://www.teknoscience.net/index.php/oled-tv-bu-televizyonlar-katlaniyor/

admin Oled Tv Vs Led, Lcd, Plazma Tv'ler , , ,

Esnek, yarı saydam, dayanıklı ve saç telinden yüz kat ince!

Çarşamba, 22 Nis 2009

<!–[endif]–>

Evet, yeni bir aydınlatma elemanı, Organik Işık Yayıcı Diod, yani organik moleküllerden yapılma OLED, televizyon ekranına kadar aydınlatmanın her alanında köklü bir değişim başlatıyor.

OLED’ler için devrim kelimesini kullanmak abartılı olmaz; nitekim açılımı Organik Işık Yayıcı Diod’lar (Organic Light Emitting Diodes; OLED) olan bu yeni aydınlatma tekniği son derece şaşırtıcı bileşenlerden oluşuyor. Kuşkusuz OLED’ler herhangi bir ampul gibi belli bir elektrik akımına maruz kaldıklarında ışık üretiyorlar; ancak OLED’ler aynı zamanda esnek, yarı saydam, dayanıklı ve bir saç telinden yüz kat daha ince!

Bu yeni aydınlatma yöntemi sayesinde esnek televizyon ekranları, ışıklı duvarlar ya da camlar, gerçek anlamda elektronik gazeteler üretilebilecek… Yirmi yıllık bir çabanın ardından OLED teknolojisi nihayet olgunlaştı.

Temeli organik molekül

OLED’in sırrı adından da anlaşılacağı gibi “organik” denilen moleküllerden üretilmesinden kaynaklanıyor; bu esnek moleküllerin kimyası karbon ve hidrojen iskeletine dayanıyor. Nitekim söz konusu olan plastik!
Yani Mineral tuz ve metal kristallerine dayanan LED’lerden farklı bir yapıda… Sonuç olarak OLED 1 mm. kalınlığındaki katmanlar şeklinde üretiliyor. Bu da aydınlatmada şimdiye kadar benzeri görülmemiş yeniliklerin yolunu açacak.

Aslında OLED’in dayandığı fikir yeni değil. İlk kez 1965 yılında araştırmacılar organik elektrolüminesan (Elektik akımına maruz kalan bir maddenin (OLED ve LED’te yarı iletken) yaydığı ışıklı ışın. Işıklı ışın, yayan maddeye bağlı olan bir dalga uzunluğu üzerinde yayılır) bir fenomen ortaya koydular. Aromatik bir bileşen olan antrasen iki elektrod arasına yerleştirildiğinde yaydığı mavi ışıkla dikkat çeker. Kimyacıların henüz tam olarak açıklayamadıkları ilkesi ise 1987 yılında Kodak laboratuvarlarında geliştirilen ilk OLED’lerin temelini oluşturmuştur.

50 kat daha parlak

Nihayet yirmi yıllık bir araştırmanın ardından organik elektolüminesanlar sahnedeler! İlk önce bilim adamları mavi, kırmızı, yeşil ya da sarı renk içinde ışık yayan başta plastik monomerler ve polimerler olmak üzere organik bileşenlerden oluşan bir palet oluşturdular.

Daha sonra da yarı iletken organik bileşen sandviçleri olarak düşündükleri OLED’lerin verimini daha da geliştirdiler.13. Paris Üniversitesi’nden lazer fiziği laboratuvarı araştırmacısı Sebastien Chenais, elektronların adım adım organik maddenin doğal bariyerlerini aşmalarına yardım eden basamaklar gibi moleküler katmanların akımın OLED’ten geçmesini kolaylaştırdığını ifade ediyor.

Ancak hepsi bu değil. İnce katmanların depolanma yöntemleri sayesinde düzenek birkaç nanometrelik (milimetrenin milyonda biri) katmanlara indirgenebildi. Elektik gerilimiyle maddenin kalınlığı arasındaki bağıntı da ışığın randımanını belirlediğinden besleme gerilimi ışıktan ve dayanıklılıktan taviz vermeden birkaç volta getirilebildi. Böylece OLED’ler 10 bin saatlik bir yanma süresiyle teorik potansiyellerinin yüzde 70′ine yakın bir randıman ortaya koydular. Hatta kırmızıdaki bazıları kristal LED’lere kıyasla elli kat daha parlak!

Almanların dopingi

Son aylarda ise Alman Novaled kuruluşun uyguladığı “doping” yöntemi sınırları daha da zorluyor. Şirketin yetkilileri OLED’e getirdikleri yenilikçi yöntemi şöyle açıklıyorlar:

“Saf organik bileşenler kullanmak yerine maddenin içine ‘pislikler’, örneğin, komşularına göre daha fazla elektrona sahip atomlar serpiyoruz. Bu atomlar elektrik geriliminin etkisiyle elektronlarından daha kolay ayrılıp OLED’in verimini artıracaklardır.” Böylece Novaled’in Hollandalı Philips’le işbirliği yaparak geliştirdiği beyaz organik diyodlar rekor kırdı. Bunların elektrik enerjisini ışık enerjisine çevirmedeki etkililiği klasik ampullerinkiyle karşılaştırılabilir.

Böyle bir performans da OLED’i laboratuvardan çıkarır. İlk aşamada, organik ekranların prototipleri ortaya çıkmaya başladı; bu ekranlarda her piksel, istenilen rengi oluşturacak şekilde aktive edilen mavi, kırmızı ve yeşil üç OLED’in yan yana gelmesiyle oluşuyor.

Camla randevu ne zaman?

Samsung, geçen yıl mayıs ayında birkaç santimetre kalınlığında ve 1 m.köşegenli bir OLED ekranı tasarladı.

Bu ilk modeller katod tüplü selefleri kadar iyi bir renk kontrastı sunmakla kalmayıp kapladıkları alan sıvı kristal ekranlarınki kadar küçüktü.

Her OLED kendi ışığını tüm yönlere yaydığından görüntü her açıdan rahatlıkla görülebiliyor. Bu avantaj da önemli bir fark sağlıyor… Ancak her şey salt ekranla da sınırlı değil.

Tamamlayıcı renklerden oluşan organik diyodların üst üste konmasıyla ortaya çıkan beyaz OLED’ler aydınlatma sektörüne büyük umutlar vaat ediyor.

Çünkü ilk kez halihazırdaki aygıtlardan daha az çevreyi kirleten, (ampuller ve neonlar ağır metaller ve gazlar içerirler) aydınlatan yüzeylerin tasarımı öngörülüyor.

Minik TV’ler yapıldı

Science et Vie/ Kasım 2005′te yayımlanan yazıya göre, şimdiden küçük ekranlı aygıtların pazarlanmasına başlandı bile. Ancak OLED’in televizyondaki ömrünü 50 bin saate kadar uzatmak gerekiyor… Ayrıca geleneksel ampule rakip olmaları için beyaz diyodların aydınlatma gücünü de artırmak gerekiyor. Ancak sanayi çevrelerine göre bu sorunların aşılması zor değil.

Nitekim şimdiden, geceleyin karanlıkta arabaların daha kolay fark edilebilmesi için karoserilerin OLED’le donatılması, okunduktan sonra kabına yerleştirilebilen elektronik gazete, her kullanım sonrası banka fişini gösteren kredi kartları ya da tüm gün güneş ışığını geçirdikten sonra gece evde kendiliğinden yumuşak bir ışık yayan camlar araştırma evresinde bulunuyor.

PARLAK SOLUCAN MODELİ

Plastik gibi izole edici özelliklere sahip organik bir bileşen elektrik akımını nasıl geçirebilir ve daha da önemlisi, nasıl ışık yayabilir? Bu sorunun yanıtı, bazı organik moleküllerin karbon atomları arasında bulunan basit ve çift karbon bağlantılarının art arda gelmesi olabilir. Bunun kanıtı da parlak solucandır: bu canlıda lüsiferin karbonu çift karbon bağlantıları sayesinde ışıklı sinyaller yaymaktadır! OLED’lerde de karbonlu moleküller bu tür özelliklere sahiptirler. Araştırmacılar bu tür bir yapının organik maddede, basit bağlantılara kıyasla daha kolay elektronları serbest bırakabildiğini düşünüyorlar; akımın elektrolüminesan diyoda iletilmesi için de bu olmazsa olmaz bir koşul.

Çok yönlü OLED’ler

OLED’ler hem daha ucuz oldukları hem de günlük yaşamımızda kullandığımız düşük tüketimli lambalardan daha üstün bir performans sergiledikleri için evlerde önemli bir elektrik tasarrufu sağlayabilecekler. Ancak OLED’lerin özelliği yalnızca enerji tasarrufu da değil. Bunlar herhangi bir yüzeyi tam anlamıyla ışıklandırabiliyorlar! Bu da ampul ve neona dayanan kent aydınlatmalarında devrim yaratabilir.

OLED’lerin sırrı:

OLED’ler elektrik akımının geçtiği bir dizi organik katmanlara sahip. Bir yandan katod ışık yayan polimere serbest elektronlar enjekte ediyor. Diğer yandan ise anod polimerin elektronlarını çalarak serbest elektronları yakalayıp hapsedecek elektronik boşluklar (delikler) yaratıyor. Bunlar “deliğe düşerek” görünebilir bir ışık fotonu yayıyorlar.


Alıntı : www.hurriyet.com.tr

admin Oled Tv Nedir? , , ,

Oled Ekranlar Nasıl Çalışır?

Çarşamba, 22 Nis 2009

OLED, çok sayıda organik ince film tabakaları ve 2 yarı iletken bir araya gelerek oluşturulan bir yapıya verilen isimdir. Bu yapının üzerinden elektrik akımı geçtiğinde ise parlak bir ışıma yapmaktadır. Bu özelliği sayesinde bildiğimiz LCD ekranlardan farklıdır. Çünkü günümüzde kullanılan LCD ekranlarda görüntü olabilmesi için beyaz bir arkaplan ışığına ihtiyaç duymaktadır. OLED ekranların bu özelliği sayesinde çok ince ve kaliteli görüntü elde edilmektedir.


OLED ekranların avantajları şu şekilde sıralanabilir:

- Heyecan Verici Ekranlar: Şimdiye kadar görülmemiş, çok ince, esnek yada transparan ekranlar
- Düşük Enerji Tüketimi: Özellikle Taşınabilir cihazlarda düşün enerji gereksinimi sayesinde çevre dostu.
- Daha Yüksek Parlaklık : Daha yüksek parlaklık ve her açıdan mükemmel görüntü kalitesi.
- Hafif : Çok ince yapıda olduğundan her türlü esnek yapıda kullanılabilme.
1. Katot (−), 2. Işık yayan tabaka, 3. Radyasyon yayan tabaka, 4. İletken tabaka, 5. Anot (+)

Günümüzde OLED ekranlar cep telefonları, taşınabilir müzik/video oynatıcılar, taşıtlardaki müzik sistemlerinde, dijital fotoğraf makinelerinde ve PDA türündeki cihazlarda küçük boyutlarda kullanılmaktadır. Düşük enerji türketimi ve yüksek parlaklığı sayesinde tercih edilmektedir. Aralık 2007 de Sony firması 11 inch boyutunda (yaklaşık 27 cm) OLED televizyonu satışa sunması bekleniyor. Bunun yanı sıra birkaç firmanın birlikte yaptığı çalışmalar sayesinde 42 inch lik OLED ekran prototip olarak üretilmiştir. Ancak şuanda yüksek maliyeti dolayısıyla piyasaya sürülmemektedir. Önümüzdeki yıllarda bu alanda yapılan çalışmalar sonucunda bu teknolojinin de fiyatları makul seviyelere inecektir.

OLED ekranlar görüntünün yanı sıra ışık kaynağı olarak da kullanılabilmektedir. İlerki yıllarda
günümüzde kullandığımız ampüllerin yerini alacağı ön görülüyor.

OLED teknolojisinin günlük hayatımızda da geniş bir kullanım alanı olacağı ilk sinyallerini vermeye başladı. Örneğin OLED den yapılmış bir elbise istediğiniz renge ayarlayıp kullanabileceksiniz. Bir başka örnek de yukardaki resimlerdeki bir bayanın dolaptan yoğurt aldığı modellenmiş. Yoğurdu alınca üzerine baktığında, eğer ürünün son kullanma tarihi geçmiş ise, üstteki OLED ekranda ürünün kullanma süresinin geçtiğini belirten bir yazı ile karşılaştığı görülmekte. Gelecekte kendi buzdolaplarımızda da buna benzer ürünler görmemiz mümkün.

OLED teknolojisinin türleri:

PLED : Polymer Light-Emitting Diodes (Polimer ışık yayan diyot)
POLED : Patternable Organic Light-Emitting Diodes
TOLED : Transparent Organic Light-Emitting Diodes
SOLED : Stacked OLED
IOLED : Inverted OLED
Alıntı : www.bilgiustam.com

admin Oled Tv Nedir? , , , ,

Oled (Organic Light Emitting Diode)

Çarşamba, 22 Nis 2009

Organik  LED (Işık yayan diyot)Organic Light Emitting Diode”Kodak şirketi tarafından geliştirilmiş bir teknolojidir. OLED’ler çoğunlukla düz ekran için kullanılmaktadır. Lcd teknolojisine alternatif olarak sunulmaktadır. Normal operasyonda düşük enerji tüketmesi, ince ve hafif olması sayesinde son zamanlarda cep telefonlarında kullanımı yaygınlaşmıştır. Zamanla parlaklıklarını yitirdikleri şeklinde eleştiriler almaktadır. Gelişmekte olan ve gelecek vaad eden bir teknolojidir. Işık yayan diyot(LED) familyasının son türü “Organic Light Emitting Device” ya da “Organic Light Emitting Diode” açılımına sahip bir akronimdir. “Organic Electroluminescent Device” (OEL) olarak da anılır. Tipik olarak iki elektriksel kontak(elektrot) arasında kalan ve ışık yayan bir dizi ince film organik katmandan oluşur. OLED’ler molekül ağırlığı düşük organik malzemeler (SM-OLED)veya polimer bazlı materyalden (PLED , LEP) oluşur. Farklı katmanlara sahip LCD’ler ve FED‘ lerden farklı olarak OLED’ler monolitik (tek katmanlı)dırlar. Çünkü yapılışı sırasında her katman diğeri üzerine kaplanarak yekpare olacak şekilde üretilir.

Başlangıçta gösterge uygulamaları için geliştirilen OLED’ler parlak renkli görüntüleri ile düşük güçte geniş görüş açısı sağlayan ekranların yapılabilmesini sağladılar. LCD ekranlarda olduğu gibi bunlar için arkadan aydınlatma gerekmez. OLED’ler genelde cam üzerinde üretilirler ancak plastik ve kıvrılabilir malzeme üzerinde olabiliyorlar. Örneğin Universal Display’in yaptığı fleksibl(kıvrılabilir) OLED modeli “FOLED” böyledir. Bu türden ekranların üretilmesinin ileride taşınabilir cihazlarda devrim yaratacağı konuşuluyor. Örneğin cebinizden bir kalem çıkarıyorsunuz. Çekince açılıyor, üzerine rulo şeklinde sarılmış ekran ortaya çıkıyor.


Alıntı : tr.wikipedia.org

admin Oled Tv Nedir? , , , ,

Hit Optimizasyon